KADININ SOYADI MESELESİ VE BOŞANDIĞI KOCASININ SOYADINI KULLANMASI

KADININ SOYADI MESELESİ VE BOŞANDIĞI KOCASININ SOYADINI KULLANMASI

Evlenme halinde ve boşanma halinde kadının soyadı kullanımına ilişkin hakları, Türk Medeni Kanunu’nun çeşitli hükümlerinde düzenleme altına alınmıştır. Her ne kadar makalemizin konusu “kadının boşandığı kocasının soyadını kullanması” olsa da, kadının soyadı meselesi tartışmaları kapsamında evli kadının soyadı kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler mevcut olduğundan öncelikle bunlara değineceğiz.

EVLİ KADIN SADECE BEKARLIK SOYADINI KULLANABİLİR Mİ?

Evli kadının soyadı, TMK’nın 187. Maddesinde düzenlenmiştir. Kanun gereği, kadın evlenmekle kocasının soyadını alır. Bu emredici nitelikteki hüküm yanında kadına, kocasının soyadı önünde önceki soyadını kullanabilme hakkı da tanınmıştır. Anlaşılacağı üzere, evlenen kadının soyadı kullanımına ilişkin seçeneği iki türlüdür; 

1.Yalnızca kocasının soyadını kullanır. 

2.Evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuru ile kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. 

Bu iki seçenek dışında, evli kadının yalnızca bekarlık soyadını kullanabilme hakkı kanunda düzenlenmemiştir. Kısaca kadın evlendiği eşinin soyadını kullanmak zorunda bırakılmıştır. Evli erkeklerin evlenmeden önceki soyadlarını kullanabilmeleri karşısında evli kadınların evlendikten sonra sadece bekarlık soyadlarını kullanamamaları ise cinsiyete dayalı farklı bir muameleden başka bir şey değildir. 

Evli kadına sadece bekarlık soyadını kullanma hakkı vermeyen TMK 187. Maddesi bu haliyle Anayasa’nın 17., AİHS’nin 8. ve 14. Maddelerine aykırıdır. İşbu maddenin aykırılık nedeniyle Anayasa mahkemesinden iptali istenmiş ancak iptal edilmemiştir.

AİHM’nin, kişinin soyadını özel hayat kapsamında değerlendirerek evli kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu özel hayata müdahale olarak kabul ettiği birçok kararında, “özel hayatın ve aile hayatının korunması” ilkesi kapsamında incelenmiş ve kadının evlendikten sonra yalnızca evlilik öncesi soyadını kullanmasına ulusal mercilerce izin verilmemesinin, Sözleşmenin özel hayatın gizliliğini öngören 8.maddesiyle bağlantılı olarak, ayrımcılığı yasaklayan 14. Maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

İptal edilmeyen maddenin AİHS ve diğer uluslararası insan hakları antlaşmaları ile çatıştığı sabittir. Bu çatışma karşısında uyuşmazlıkları karara bağlayan ilk derece mahkemelerinin nasıl karar vereceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.09.2015 tarihli kararında;

“Bu durumda, uyuşmazlığı karara bağlayan ilk derece Mahkemelerinin, AİHS ve diğer uluslararası insan hakları antlaşmaları ile çatışan 4721 sayılı kanunun 187. Maddesini kararlarına esas almayarak, başvuru konusu uyuşmazlık açısından Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca uygulanması gereken uluslararası sözleşme hükümlerini dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır… 

Sebep önemli olmaksızın davacı evlilik birliği içinde sadece kızlık soyismini kullanmak istemektedir. Kızlık soyismini kullanmak istemek için haklı bir gerekçenin bulunmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu hak AİHS 8 ve Anayasa’nın 17. Maddeleri kapsamında bir insan hakkıdır ve cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanmalıdır…” Şeklinde açıkça ifade edilmiştir. 

Sonuç olarak, AİHS ve Anayasa’nın anılan maddelerine aykırı TMK 187. Maddesindeki düzenleme ile ilgili halen mevzuat değişikliğine gidilmemiştir. Fakat yukarıda belirttiğimiz YHGK’nin çok önemli kararı ile artık kadının salt kendi soyadını kullanabilme imkanı mümkündür.

22.02.2023 Tarih 2022/155 E. 2023/38 K. Sayılı AYM Kararı 

Yukarıdaki açıklamalarımızda TMK'nın 187. maddesinde yer alan hükmün Anayasaya ve AİHS'e aykırı olduğundan bahsetmiştik. Nihayet Anayasa Mahkemesi görmüş olduğu bir iptal davasında ilgili kanun maddesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle iptaline karar vermiştir. İşbu karar 28.04.2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Kararın 9 ay sonra yani 28.01.2024 tarihinde yürürlüğe gireceği de belirtilmiştir. Artık meclis tarafından yeni bir düzenleme yapılarak boşluğun doldurulması beklenmektedir. Dolayısıyla kadının yalnızca kendi soyadını kullanabilmesinin yasal zemini de oluşmuş bulunmaktadır. 

Bu konunun toplumda oldukça eleştirildiği ve eleştirileceği de unutulmamalıdır. Kadından ziyade müşterek çocuğun soyadı meselesi karmaşık bir hal alacaktır. Yine boşanmış fakat eski kocasının soyadını kullanan kadınların durumu da tartışma konusu olacaktır. Bu eleştirilere kulak vermemek de doğru değildir. Fakat değişen dünyada artık soyadının eski önemini yitirdiğini de unutmamak gerekir. Kişileri birbirinden ayırt etmek için soyadından çok daha fazla ve etkili kriter mevcuttur. Günümüz koşullarında soyadının artık ciddi bir mesele olarak tartışma konusu yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz.

EVLENDİKTEN SONRA SADECE KIZLIK SOYİSMİNİ KULLANMAK İSTEYEN EVLİ KADIN NE YAPMALIDIR?

Uygulamada hala bir mevzuat değişikliği olmadığından direkt nüfus idaresine yapılan başvurular, istemin kanuna aykırılığından bahisle reddedilmektedir. Ancak evlenme nedeniyle soyismi değişen evli kadının evlenmenin ardından, yalnızca kendi soyadını kullanma talebini dava yoluyla yetkili Aile mahkemelerine iletmesi durumunda, 30.09.2015 tarihli emsal nitelikteki YHGK kararı ilk derece mahkemelerince karara esas alınarak salt kızlık soyismini kullanma talepleri kabul edilmektedir. 

Örneğin, sosyal çevresinde ve iş hayatında kızlık soyadıyla tanındığını, bu durumun sosyal çevresinde ve iş yaşamında karışıklığa neden olduğu gerekçesiyle sadece kızlık soyadını kullanmak isteyen davacının talebi üzerine, İzmir 1.Aile Mahkemesi 6.2.2020 tarihli, “…Kızlık soyadını kullanmak istemek için haklı bir gerekçenin bulunmasına ihtiyaç olmadığı...” şeklindeki kararı ile davacının salt kızlık soyismini kullanma talebini kabul etmiştir.

YALNIZCA KIZLIK SOYADINI KULLANAN EVLİ KADIN DAHA SONRA YALNIZCA EŞİNİN SOYADINI KULLANABİLİR Mİ?

TMK 173’deki uygulama nedeniyle evli kadının sadece kızlık soyismini kullanabilmesi daha önce mümkün değildi. Ancak AİHM’nin, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarının ardından emsal YHGK kararı ile de birlikte artık evli kadın dilerse sadece kızlık soyismini kullanabilmektedir. İlk derece mahkemeleri kadının bu talebi karşısında emsal YHGK kararı ışığında kararlar vermektedir. 

TALEP USULÜ: Yalnız bekarlık soyadını kullanmakta olan evli kadın daha sonra sadece kocasının soyadını kullanmak isterse, bu talebini yetkili Aile mahkemesine, dava açma yoluyla iletmelidir. Açacağı davada kocasına da husumet yöneltmeyi unutmamalıdır.

ÖNCEKİ SOYADIYLA BERABER KOCASININ SOYADINI KULLANAN KADIN, SONRADAN YALNIZCA EŞİNİN SOYADINI KULLANABİLİR Mİ?

Evlenme halinde kadın dilerse; evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuru ile kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha sonra önceki soyadını kullanmaktan vazgeçebilir ve sadece eşinin soyadını kullanma talebinde bulunabilir. 

TALEP USULÜ: Evlendikten sonra kocasının soyadıyla beraber önceki soyadını da kullanan kadın, daha sonra yalnızca kocasının soyadını kullanmak isterse bu taleple ilgili dava açmasına gerek yoktur. Yazılı bir şekilde talebini nüfus müdürlüğüne iletmesi yeterli olacaktır. Kadının yazılı talebi üzerine;

19.10.2017 Tarihinde kabul edilen 7039 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Soyadı değişikliği başlıklı 3. ek maddesine göre “Yazılı talepte bulunmak kaydıyla; … b) Eşinin soyadı ile birlikte önceki soyadını taşıyan kadının sadece eşinin soyadını, kullanmak istemesi hâlinde, nüfus müdürlüğünce gerekli işlem yapılır.”

BOŞANDIKTAN SONRA KADININ SOYADI (TMK/173)

TMK’nın 173/1. Maddesi gereğince “Boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır.” Kanundan anlaşılacağı üzere, kadın evlenmeden önce bekar idiyse bekarlık soyadını, evlenmeden önce dul idiyse (ilk kocasının ölümü üzerine dul olarak evlenen) dulluk soyadını yeniden alır. 

Bunun dışında, evlenmeden önce dul olan kadının boşandıktan sonra bekarlık soyadını kullanma hakkı da bulunmaktadır. Boşanma sonrasında dulluk soyadına geri dönen kadın, bekarlık soyadını kullanmak isterse, bu talebine dair izni Aile mahkemesi hakiminden isteyebilir.

KADININ BOŞANDIĞI KOCASININ SOYİSMİNİ KULLANMASI

Boşanma halinde kadının, evlenmeden önceki soyismini yeniden alacağı kuralını yukarıda izah ettik. Fakat kadınların, sosyal ve ticari hayatlarını ilgilendiren bazı sebeplerle boşandıktan sonra da boşandığı kocasının soyismini kullanmak istediği haller görülmektedir. Bu durum TMK’nın 173/2. Maddesinde “Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Anlaşılacağı üzere, kadının boşandığı kocasının soyadını kullanabilmesi, kanunun öngördüğü şartların varlığına ve usulüne uygun açılmış dava ile mümkündür. 

Yine TMK’nın 173/3. Maddesine göre, “Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.”

KOCANIN SOYADINI KULLANMAYA İZİN DAVASI ŞARTLARI

1. DAVA AÇILMIŞ OLMALIDIR 

Kadının, boşandıktan sonra boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi istemi, usulüne uygun harcı verilerek açılmış bir dava veya karşı dava ile mahkemeye iletilebilir. Boşandıktan sonra erkek eşin soyadını kullanmaya izin istemi, boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olmadığından ayrıca maktu harca tabidir. 

• Kadının izin istemi, boşanma dava dilekçesinde veya karşı dava dilekçesinde yer alıyorsa, dilekçeden alınan başvuru harcı bu talebi de kapsar. Daha sonra mahkeme maktu harcı tamamlattırarak usulüne uygun açılmış davada yer alan izin talebi hakkında karar verir.

• Bu talep için başvuru harcının hiç yatırılmamış veya daha sonradan yatırılmış olması halinde usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı mahkemece gözetilerek, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilecektir.

2. KADININ MENFAATİ BULUNMALIDIR 

Kanunda öngörülen şartlardan biri de, boşandığı kocasının soyadını kullanmak isteyen kadının bu konuda bir menfaatinin bulunmasıdır. Ve bu menfaat mahkemeye ileri sürülen deliller vasıtasıyla kanıtlanmış olmalıdır. Kadının bu hususta bir menfaatinin bulunduğuna ilişkin delil sunulmazsa veya sunulan delillerden kadının herhangi bir menfaatinin olmadığı kanısına varılırsa dava reddedilecektir. 

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanma talebi; sosyal, ticari veya akademik hayatında kocasının soyadıyla tanınmış olmasından ve bu sebeple boşandıktan sonra da eşinin soyadını kullanarak sosyal, ticari ve akademik çevresine karşı statüsünün korunmak istemesinden ileri gelebilir. 

Örneğin, uzun yıllarca kocasının soyadını kullanması nedeniyle akademik kariyerinde o şekilde tanınmış bir kadının açtığı kocasının soyadını kullanmaya izin davasına ilişkin 19.03.2009 tarihli Yargıtay kararında; 

“Davacı kadının 26 yıllık evlilik süresi içinde çeşitli üniversitelerden mezun olduğu ve diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemleri ile emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullandığı anlaşılmaktadır. Davacının, davalının soyadını kullanmasında menfaati bulunduğu ve davalıya zarar vermeyeceği anlaşıldığından kocasının soyadını kullanmasına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.”

Şeklindeki hüküm ile kadının talebinde haklı olduğu ve boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmasında menfaatinin bulunduğu belirtilmiştir.

3. BOŞANDIĞI KOCASININ SOYADINI KULLANMASININ KOCASINA BİR ZARARI OLMAMALIDIR

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına ilişkin izin istemi, kanunda öngörülen diğer şartlarında varlığı halinde, kadının menfaatine olacağı ispatlanmış olmasının yanında bu durumun kocasına zarar vermeyeceğinin açık olduğu hallerde kabul edilir. 

Örneğin, davalı olan kocanın, davayı kabul etmesinden, kadının boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmasının davalıya zarar vermeyeceği kabul edilir.

KOCANIN SOYADINI KULLANMAYA İZİN DAVASI ZAMANAŞIMI

TMK’nın 178.maddesi gereğince, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre zamanaşımı süresi olup, hak düşürücü süre değildir. Dolayısıyla zamanaşımı def’i davaya cevap süresi içerisinde davalı tarafından ileri sürülürse incelenecek, süresi içinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def’i davanın görülmesine engel teşkil etmeyecektir.

KOCANIN SOYADINI KULLANMAYA İZİN DAVASI GÖREVLİ MAHKEME

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilmesine ilişkin davalara Aile mahkemeleri bakmakla görevlidir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde genel yetkili mahkeme olan Asliye hukuk mahkemeleri, Aile mahkemesi sıfatı ile bu davaları inceleyerek karara bağlar. 

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.

KOCANIN SOYADINI KULLANMA İZNİNİ KALDIRMA DAVASI

Türk medeni kanununun 173/3. Maddesi gereği “Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.” 

Koca, mahkeme iznine dayanarak soyadını taşımaya devam eden eski karısının bu izninin kaldırılmasını yine mahkeme yoluyla talep etme hakkına sahiptir.

İznin kaldırılmasına yönelik açılacak dava husumet yönünden boşandığı kocasının soyadını kullanmakta olan kadına yöneltilir. 

Kocanın soyadını kullanma iznini kaldırma davasında koca; 

Ya kendi menfaatine zarar verdiğini, 

Ya da eski karısının, kendisine ait soyadını kullanmakta artık menfaatinin bulunmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. 

Her türlü delille iddiasını kanıtlayabilir. 

“… davalı kadının, kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı gereğince boşandığı kocasının "N." olan soyadını taşımasına izin verildiği, bu iznin kaldırılmasını gerektirecek Türk Medeni Kanunu’nun 173/3. maddesi anlamında bir durumun kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacı kocanın, davalı kadının "N." soyadını taşımasına iznin kaldırılması davasının reddi gerekir.” (Y2H., 14.11.2013 T., 2013/6259 E.)

KOCANIN SOYADINI KULLANMA İZNİNİ KALDIRMA DAVASI GÖREVLİ MAHKEME

Kadının boşandığı kocasının soyadını taşıyabilmesi için verilen iznin kaldırılmasına yönelik davalara Aile mahkemeleri bakmakla görevlidir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde genel yetkili mahkeme olan Asliye hukuk mahkemeleri, Aile mahkemesi sıfatı ile bu davaları inceleyerek karara bağlar.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.

KOCANIN SOYADINI KULLANMA İZNİNİ KALDIRMA DAVASINI KADIN AÇABİLİR Mİ?

7039 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu İle Bazı Kanunlar Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un ek 3. Maddesi sayesinde boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadın bu iznin kaldırılması için dava açmasına gerek kalmamıştır. Kadının evlenmeden önceki soyadını kullanmak istemesi halinde nüfus müdürlüğüne yazılı talepte bulunması halinde nüfus müdürlüğünce gereken işlem yapılmaktadır.

Bu sayede, eski kocasının soyadını taşımaya devam eden kadın, herhangi bir dava açmaya gerek kalmadan, bu konuda bir menfaatinin bulunmadığını düşünür ve evlenmeden önceki soyadını taşımak isterse, nüfus müdürlüğüne yapacağı başvuru ile bu imkana kolayca ulaşabilecektir.